Onlar voleybolu hayatımıza ilk kez Filenin Sultanları ile sokan kızlarımızdı… Ne badireler atlatmışlardı sultanlığa yükselene kadar… Lise çağlarının havai heves günlerinden sağ salim çıkarak başlarının tacı etmişlerdi voleybolu…Hiç yılmadan, zorluklar karşısında usanmadan attılar adımlarını…
Benim adam olmaz milletim gözü kapalı futbola takılıp spor diye sadece meşin yuvarlağın peşinden koşarken, toz pembe hayalleri olan bu cesur yürek kızlarımız, büyük şampiyonlukların hayallerini kovalıyorlardı o yaşlarda… Her kazandıkları maçta daha bir inanıyorlardı gelecek yaldızlı zaferlere…
Sonunda üstesinden geldiler herşeyin… En sonunda ölümsüz başarılara imza attılar… Filenin Sultanları dedik onlara… Dünya klasmanında aldıkları derecelerle başarılarının rastlantı olmadığını gösterdiler cümle aleme… Göğsümüzü kabarttılar ve başımızı hiç eğdirmediler…,
Nerdeeen nerelere geldik… Şimdilerde futbolumuz yerlerde sürünüyor… Ne Avrupada ne de Türkiyede tat veriyor oyunumuz… Milyonlar hayalkırıklıklarından hezeyanlara savrulup durdular…Ölümüne futbola sevdalılar… 100 milyonlarca dolarlık yayın hakkına rağmen beş para etmez oyunlarla heba ettik hepsini…
İşte bu noktada voleybol can simidimiz oldu… Hayallerimizi süsleyen dereceleri ve şampiyonlukları onunla birbir kazanmaya başladık… Zaferin en son ve en büyük halkası Fenerbahçe’ nin Sarı Melekleri ile gelen Dünya Klüpler Kupası Şampiyonluğu oldu…
Aman Allahım ne maçlardı oynadıklarımız… Turnuvanın zorluk derecesini bilmeseniz bizimkilerin başka gezegenden geldiklerini zannnederdiniz… Fnal maçımızın küçük bir bölümünde geriye düşmemiz ve sonrasında toparlanmamız dışında set vermeden tamamladık turnuvayı ve şampiyonluğu anamızın ak sütü kadar bileğimizin hakkıyla kazandık…
Turnuvanın MVP’ sinin ve en iyi servis oyuncusunun bizden seçilmesi, Sarı Melekler’ in benzersiz takım oyununun da bir ispatı… Türk ve yabancı oyuncularının mükemmel harmanlanmasıyla öylesine orjinal bir kimya tuturulmuş ki,bir Türk klübü olmasının ötesinde Fenerbahçe eşsiz bir dünya karması izlenimi de veriyor…
Şimdi Final Four zamanı… Başarılarını Avrupa Şampiyonluğu ile sürdürmelerini bekliyoruz… Hatta bu başarılara Türkiye’ de şahit olma şansımız var… Eğer başvurumuz kabul edilirse Final Four’ u ülkemizde düzenleyebiliriz… Neden olmasın, meleklerin en büyük şansımız olduğunu düşünüyorum… Hadi hayıısı diyelim…