WikiLeaks Amerika Birleşik Devletleri’nin tüm kirli çamaşırlarını bir güzel döktü ortaya… Zevkten içimizin yağları eridi ve erimeye devam ediyor… Elleri kolları dert görmesin… Tanrı, sitenin kurucusu ve şefi Jullian Assange’ dan razı olsun… Bir çok kişinin hayır duasını almıştır…
Bugüne kadar en iyi leke çıkarıcılarla yıkandıktan sonra en temiz hallerini görmeye alıştığımız Amerikan bürokrasinin ipliği de böylelikle pazara çıkmış oldu… Lideri oldukları teknolojik dünya şimdi arkalarından vuruyor onları… Yapılan bir benzetme çok iyi anlatıyor durumu: ” İnternet Dünyasının 11 Eylülü ”…
Kim ne derse desin çok büyüksün WikiLeaks!.. Tüm dünyanın derdine tercüman oldun yaptıklarınla… Kuyruk acısı olan her ülke, Amerikayı rezil kepaze etmenin bir yolunu arıyordu bir şekilde… Artık hayaller gerçek oldu… Bu enkazı kolay kolay temizleyemeyecekler…
Modern Don Kişot bir bir indiriyor yere kibirli canavar yeldeğirmenlerini… İşte o kendini yakan Don Kişot, belgelerin sızdırıcısı Bradley Manning de insanlığın yeni kahramanı haline geldi birden…
Hayatının büyük bir bölümünde hizmet etmiş olduğu ülkenin inandığı ve kendini adadığı değerlerinin koca yalanlardan ibaret olduğunu öğrendiğinde tüm dünyasının tepesine yıkıldığını ve kendisini dondurucu soğukluktaki bir hayal kırıklığı okyanusunda bulduğunu tahmin ediyorum…
El değmemiş idealist düşünceler içinde, çıkarları için çalıştığı Amerikan Ordusunun bir kahramanlar birliği değil de katiller çiftliği olduğunu anladığında, bir şekilde bu işe son vermek istemiş olmalı…
Bütün anlayışlarımızı baştan sona değiştirecek bu hareketinde, bütün ayak işlerini bolca olan boş vaktinde kendisinin yapmış olduğunu anladığımız kahramanımız Manning, WikiLeaks’ in lideri Jullian Assange ile buluşarak belgeleri elden teslim etmesiyle, dünyadaki eşsiz devrimi ve sonrasında egemen olacak yeni dünya düzenini başlatacak düğmeye basmış oldu…
Siz bu satırları okurken, belgeler Çin işkencesi tadında sitede yayınlanmaya devam ediyor… Yani hala eğlenceyi kaçırmış sayılmazsınız… Biraz olsun çat pat ingilizceniz varsa, hemen siteye bağlanıp, devrimi kaldığı yerden takip edebilirsiniz…
Gelelim WikiLeaks analizime… Sitenin hemen kapatılmasını isteyen en ateşli sansürcü görüşlerimi istersiniz… Yoksa liderinin yakalanıp engizisyon kararlarını aratmayacak yaratıcılıktaki en ağır işkenceler içinde öldürülmesi gerektiğini söyleyen sadist, mazoşist görüşlerimi, artık siz karar verin…
Hiçbirine katılmadığımı söyleyerek başlayayım cümlelerime… Öncelikle büyük düşünür Voltaire’ i saygıyla ve özlemle anarak, bana göre bu olayda sergilenmesi gereken demokrat tavrın altını çizeyim…
Belki sitenin fikirlerine kesinlikle katılmıyor ve onları kullanabileceğim en acımasız dille, kıyasıya eleştiriyor olabilirim… Ama WikiLeaks’ in kendi özel hayatımla ilgili el değmemiş mahrem konular da dahil olmak üzere, ele geçireceği tüm gizli belgeleri yayınlama hakkını sonuna dek savunuyorum…
En saf ve en katkısız organik bir adalet anlayışının da bundan farksız olmaması gerektiğini düşünüyorum… Amerikan yasaları da benim kadar demokratik bir bakış açısıyla konuya yaklaşıyor olamalılar ki, bizim en ufak şikayette kapattığımız binlerce siteye karşılık, Amerikanın en özel belgelerini çarşaf çarşaf yayınlamasına karşın WikiLeaks, tek bir saat bile olsa sansürlenmedi ve yayım sona erene kadar da hiç bir şekilde sansürlenmeyecek…
Çünkü yasalar özgür düşünmenin ve fikirleri dilediğin gibi açıklamanın hukuksal garantisini sağlıyor… Antidemokratik herhangi bir çıkıntılığa izin vermiyor… Keyfi uygulamaların tamamiyle önüne geçiyor… Zaten takınılması gereken demokratik tavırda bundan farksız değil…
Gelişmeleri iştahla ve keyifle seyrediyor olacağım… Yerinde hiç durmayan, sürekli ülke değiştiren ve düşmanlarıyla kelimenin tam karşılığıyla köşe kapmaca oynayan, sitenin kurucusu ve şefi Jullian Assange, bütün suikast girişimlerinden sağ sağlim kurtulur ve site herhangi bir karşı hack girişimiyle çökertilmezse, çok yakında gerçekleşecek büyük dijital ve siyasal devrimde ve sonrasında bizi bekleyen yeni dünya düzeninde sizlerle buluşabilmeyi ve tezlerimin doğruluk değerini başaşa konuşabilmeyi umuyorum efendim…
Sevgi ve Saygılarımla… Fırat ÖÇAL