Ekim ayı biz Türkler tarafından bir çok şeyin başlangıcı olarak bilinir… Ama ödül törenleri bu bilinen başlangıçların içinde pek yoktur… Yine de bir tören son günlerde bize fazlasıyla aşina durumda… Orhan Pamuk’un aldığı ödülden sonra, Ekim ayının Nobeller için önemli bir ay olduğunu artık bir çok Türk ezbere biliyor ve törenleri yakından takip ediyor…
Ama bu girişi okuyup, konumuzun Nobeller olduğunu düşündüyseniz malesef yanıldınız… Her yıl Nobellere paralel olarak, ödüllerin öncesinde verilen ” IgNobel ” ödüllerinden bahsedeceğim sizlere… Ignatius Nobel Ödülleri de diyebileceğimiz bu ödüllerin asıl amacı, etrafı devasa tabularla çevrili Nobel akademisyenlerinin yanına yaklaşamayan zavallı genç araştırmacıları çalışmalarını sürdürebilmeleri için teşvik etmek…
İşte, 5 Ekimden itibaren yavaş yavaş belli omaya başlayan çeşitli dallardaki Nobel Ödüllerinden önce, ABD’deki Harvard Üniversitesi’nin espirili, düşündüren ve garip bilimsel çalışmalara verdiği 2010 ” IgNobel ” Ödülleri sahiplerini buldu…
Bilimsel çalışmalara, yarı ciddi yarı espirili, ama saygınlıklarından hiçbir şekilde uzaklaştırılmadan , çok farklı bir bakış açısı getiren bu ödüller, sanıldığı gibi saçma, gerçekle alakası olmayan veya hayal ürünü çalışmalara değil, bal gibi de gerçek ve bilimsel ispatı yapılmış çalışmalara verilmekte…
İşte bu yılın gülümseten espirili ” IgNobel ” ödülleri… Mühendislik Ödülü balinaların salyalarını takip etmek için uzaktan kumandali helikopter kullanan İngiliz ve eksikalı bilim insanlarına verilirken, TıÖdülü astımın dağlarda gezerek tedavi edilebileceğini gösteren Rus bilim insanlarına gitti…
Fizik Ödülü buz tutmuş yollarda kayma sorununun ayakkabı üzerine giyilebilecek çoraplarla ortadan kaldırılabileceğini ispat eden Otaga Üniversitesinin bilim insanlarının olurken, Barış Ödülü ise küfretmenin acıyı azaltacağını ortaya çıkaran İngiliz bilim insanlarına gitti…
Bunlar yanında Sağlık Ödülü mikropların sakalda asılı kalabileceğini ispat eden çalışmaya verilirken, Biyoloji Ödülü de yarasaların cinsel hayatlarını araştıran Japon ve İngiliz bilim insanlarının çalışmalarına gitti…
Görüldüğü üzere tüm çalışmalar son derece bilimsel ve ciddi… Nobellere de mutlaka sıra gelecek, ama öncelikli olarak hayatımızı direkt ilgilendiren enteresan konulara vurgu yaptıklarını düşündüğüm için, sizleri de ” IgNoble ” ödüllerinin sonuçlarına ortak etmek istedim… Hayalgücü ve esenlik dolu günler geçirmeniz dileğimle… Fırat ÖÇAL