Küresel ısınmanın dünya üzerindeki etkisinin, beklenilenden en az 2 kat daha fazla olacağını öngören araştırma sonuçlarından sonra, aldı götürdü beni endişeli bir düşünce ki sormayın… Benim gibi bir deniz tutkununa verilecek haber mi bu Allah’ınızı severseniz… Ne günah işliyorum böylesi kabus içerikli şeyler duymak için… Tamamen sular altına gömülmeden sen bizi kurtar Tanrım…
Şaka geyik bir tarafa, çok yakında bu meselenin şakasını yapacak halimiz kalmayacak maalesef… Çünkü Amerikalı, İngiliz ve Avustralyalı bilim insanlarının ortaklaşa yayınladıkları bir raporla bildirdikleri üzere, insanoğlu 10 yıl sonra küresel ısınmanın sebep olacağı felaketleri önleme konusunda geri dönülemez noktaya varmış olacak…
Öyle ki, bilim insanlarının bu yüzyıl sonuna kadar öngördükleri dünya çapındaki deniz suyunun yükselme marjı olarak 45 – 50 santimetrelik sınır, son tespitlerden sonra, ne yazık ki ikiye katlanarak 1 metreyi geçmiş durumda… Bu tehlikeli durum, en başta ada devleti ülkeleri doğrudan etkileyecek… Öyle ki, yükseklikleri 2 metre ile 5 metre arasını geçmediği için bu ülkelerin yükselen deniz sularıyla beraber okyanus tarafından tamamen yutulması söz konusu…
Başına bir felaket gelmesini düşüneceğiniz en son ülkelerden biri olan kendi halindeki Bangladeş’ in bile topraklarının 3 de 1 ini bu sebeple kaybetme tehlikesi bulunuyor… Ülkemizde ise beklenen bu felaket ile ilgili ne bilimsel ne de yönetimsel açıdan hiçbir çalışma yapılmıyor… Bırakın çalışma yapılmasını, sorulan en basit soruların bile cevapları hakkında en azından akademik düzeyde fikir bile yürütülmüyor…
Yani, gözümüz, ellerimiz kollarımız bağlı bir şekilde, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir felakete doğru, freni patlamış bir araba misali alabildiğine hızlı ilerliyoruz… Ülkemizde bu alanda çalışan uzman sayısındaki yetersizlikler, deniz araştırmalarına önem vermememiz ve kürersel ısınma konusunda bir ulusal politika belirleyememiş olmamız, elimizi kolumuzu bağlıyor…
Şuan burada yapmaya çalıştığım ve bence kendini bir ‘’ Dünya Vatandaşı ‘’ sayan, sorumlu her Türk vatandaşının yapması gereken şey, hiç umursanmamasına rağmen, tüm dikkatleri bağıra bağıra gelen felakete çekmek ve önlem alınması için bir baskı unsuru oluşturmak…
Sevgi ve Saygılarımla… Fırat ÖÇAL