Bazı Günler Susmak Gerek


{lang: 'tr'}

Merhum Defne Joy Foster’ ı çok yakından tanır mıydım?.. Malesef hayır… Yaptığı yada katıldığı program ve yarışmalar benim için bir şey ifade eder miydi?.. Bu soruya da yine kesinlikle hayır diyerek, olumsuz cevap vermek zorundayım…

Son katıldığı dans yarışmasına kadar kendisine ekranlarda 3 – 4 kez ya rastlamışımdır, yada rastlamamışımdır… Bu sebeple dünya görüşü hakkında da çok fazla bilgi sahibi değilimdir…

Gazetelerden öğreniyorum ki, başka biriyle bir ilişkisi varmış ve hayatını o yolda sürdürüyormuş… Kendi bileceği şey… Benim için kabul edilebilir bir yaşam tarzı değil, ama onun özeli olduğundan, hakkında ahlak hocalığı taslamak bana düşmez…

Ama bazılarına düşüyormuş demek ki… Hıncal Uluç abimizin, bence sınırları fazlasıyla zorlayan yazısı bunun en güzel örneği… Öyle bir yazı yazabilmek için de sütten çıkmış ak kaşık olmak gerekiyor… Bir santim aşası kurtarmıyor…Hıncal abim de ak yada hadi grimsi diyelim, en koyu gri tondaki kaşık bile değil…

Hıncal Uluç Usta kendi hayatını, tarih öncesi ataerkil toplumların yaşam koşullarını anımsatan bizim gibi erkek bir toplumda, rahat ve huzur içinde, hiç bir eleştiriye maruz kalmadan sürdürebildiği için, en hafifinden söylemem gerekirse, Defne’nin durumuna dair yazısında topuzu oldukça fazla kaçırmış…

Bir kadının kötü bir etiketi yedikten sonra karşıaşacağı zorlukları düşünememiş diyeceğim, ustanın eğitim durumu bunu akıl edecek bir düzeyde… Çocuğunun bu yazılarla annesini nasıl hatırlayacağını umursamamış desem, o kadar kalpsiz yada vicdansız biri değil…

En fazla yaşına verebiliyor ve belli bir dönemden sonra bazı davranışların sonuçlarının kestirilemeyebileceğini söyleyebiliyorum… Yanlış anlaşılmasın, Hıncal Uluç’ un avukatlığına soyunmak gibi bir niyetim yok…

Ama polemik işinin kralı olan, yazılarıyla bir dönemin sevgi insanı olarak nitelendirilen usta bir kalemin, nasıl böylesi vicdan ve izan sınırlarını zorlayan bir yazı yazabileceğini anlamaya çalışıyorum…

İtiraf etmeliyim ki, ” Su testisi su yolunda kırılır ” eleştirisini, herşeyin sonunda cevap hakkını kullanmasını imkansız kılan ölüm gerçeği ve bir çocuğun kaderini etkileyecek yetimlik durumu varsa, Defne’ den daha kötü hayatlar yaşamış kişiler için bile kullanmayı asla ama asla tercih etmezdim…

Düşünün bir kere… 1 buçuk yaşındaki dünyalar tatlısı bir oğulu babasıyla yanlız başına bırakmakla kalmıyor, ardından hafif kadın yada ahlaksız ifadeleriyle yaftalanıyorsunuz… Hiç adilane bir durum değil…

Büyüdüğünde hakkında yazılmış yazılara göz attığı zaman, anneleri ve babaları hakkında, onların hatıralarını paramparça edecek hiçbir rencide edici ve utanç verici bir ifadeyle karşılaşmamalıdır çocuklar…

Teşbihte hata yoktur diyerek, affınıza sığınıp vereceğim örnekte olduğu gibi, genelev kadınlarının çocuklarına bile yapılmamalıdır bu davranış…

Bu yüzden Hıncal Uluç’ un yazısındaki vicdansızca sıralanmış ifadeleri asla kabul edemediğimi bir kere daha altını çizerek söylemek zorundayım…

Olmamış ustam, olmamış… Bu sefer hiç mi hiç olmamış… Ne kadar dobra olursan ol, gerçek ustalık duracağın yeri bilmek demek… Çünkü ağzı olan herkes konuşsa da, bazı günler susmak gerek…

Sevgi ve Saygılarımla… Fırat ÖÇAL

{lang: 'tr'}

Bazı Günler Susmak Gerek ile Benzer Yazılar:

Bazı Günler Susmak Gerek Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

insan hayat Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam

Histats

Histats.com © 2005-2010 Privacy Policy - Terms Of Use - Powered By Histats

GTranslate / Çevirmen

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

GÖSTERİMLER

GÖSTERİMLER