Aşkım İzmir, Gurbetlik İstanbul…


{lang: 'tr'}

38 yıllık hayatım boyunca herkesi şaşırtacak bir biçimde ne yaptım ne ettimse bir türlü İstanbul’a yolumu düşüremedim… Çocukluğumda Ankara’yı ve İzmir’i çeşitli sebeblerle ziyaret etme ve görme fırsatım olduysa da, çocukluk hayallerime İstanbul’u sokacak bir fırsat bulamadım…

İlk delikanlılığımla birlikte İzmir ile yetişkin halimde ilk tanışmam gereçekleşti ve körfez boyunca salınan kız misali akan bu şehre hayran kaldım… Herşey o an çocukluğumda gördüğüm şehirden ne kadar farklı ve büyüleyici gelmişti bana… Gençlik yıllarımda ise Ankarayla ilk yetişkin buluşmam gerçekleşti… İzmir’deki izlenimlerimden farklı olarak pek renksiz, resmi ve rutin bulmuştum Ankara’yı… Görece daha büyük bir şehir olsa da o kadar etkilememişti beni… Ama yine de üniversite tercihlerim arasındaydı…

Okumak için ilk tercih ettiğim şehir pek tabiki İzmir olsa da, malesef bir kaçsıra gerideki Ankara ile yetinmek zorunda kaldım… Ne yapıp edip bir yolunu bulup soluğu İzmir’de almalıydım… Herşeyimi ortaya koyacaktım… Çok zor geçen, sıkı ders temposunun sürüklediği bir yıldan sonra, bölüm ikinciliğini tutturup İzmir ‘e Ege Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptım… İşte hayallerimin şehrindeydim… Artık mutluluk ve heyecan dolu günler başlayabilirdi…

Üniversite hayatım boyunca İzmir aşkımı perçinleyen sayısız güzellikler yaşadım bu şehirde… Ama hep bir şey aklıma takılır ve bunu dillendirmek istemezdim… Mezun olup, iş güç peşinde koşmak için başka yerlere gitmemiz gerekince, o kendime söylemek istemediğim şeyin ne olduğunu, şehri terk ettiğimde daha yi görebilme fırsatım oldu…

Hiç görmediğim bir şehir de olsa İstanbul, dışarıdan diğer tüm şehirlerden çok farklı duruyordu… Her büyük organizasyonu alıyor ve mutlaka orada olmayı istiyeceğin etkinlikleri hep İstanbul şehri gerçekleştiriyordu… Günler, haftalar,aylar ve yıllar hep o eksiklik duygusu içinde geldi geçti… Hala şimdi bile bu duyguyu her hissedişimde içimi buruk bir tat kaplıyor… Hayatımın bir noktasında, ama mutlaka ihtiyarlamadan önce, İstanbul’un o havasını solumak istiyorum…

Bu duyguları bana yeniden yaşatan gelişme ise, öğrencilik günlerimin geçtiği İzmir Bornova’da gerçekleşti… Belki tesis eksikliği, belki de organizasyon yetersizliği, bir şekilde İzmir büyük etkinliklere çok sık İmza atamıyordu… Bu makus talihi kırmasını sağlayabilecek ve diğer şehirleri kıskandıracak komplike bir tesis olan Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nın açılışı geçenlerde Bornova’da yapıldı… Beni tahmin edemeyeceğiniz kadar sevindiren bir gelişmeydi gerçekleşen… Dev tanımlamasını hak eden bir kültür, sanat ve spor kompleksiydi burası…

24 milyon 750 bin liralık yatırmla yapılmış bir tesis… İçinde neler yok ki… 5 bin kişilik anfitiyatro, olimpik buz pateni ve buz hokeyi salonu, açık spor tesisleri, sunni gölet, dinlenme terasları ve buraya adını veren ünlü halk ozanı Aşık Veysel’in 5 metrelik heykeli… Tarifi mümkün olmayan bir heyecan ve mutluluk kapladı içimi… Bizlerin hayalini kurduğu ve yukarıda bahsettiğim içimdeki ukteyi ortadan kaldırabilecek bir tesis olarak gözüktü gözüme…

İstanbul’a dair o merak duygusu ve görme isteği belki hiç kaybolmayacak içimde… Ama İzmir aşkı bambaşka, onu hiç bir şeye değişecek değilim… Sadece çocukluğumdan şu yaşıma kadar hissettiğim o eksiklik duygusunun ne olduğunu, şu dünya gözüyle canlı canlı görmek istiyorum… Hiç tanımadığım İstanbul’a dair hissettiğim gurbetlik duygusu nedir, hele bir onu anlamak istiyorum… Sevgi ve Saygılarımla… Fırat ÖÇAL

{lang: 'tr'}

Aşkım İzmir, Gurbetlik İstanbul… ile Benzer Yazılar:

10 Ekim 2010 Saat : 11:09

Aşkım İzmir, Gurbetlik İstanbul… Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

insan hayat Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam

Histats

Histats.com © 2005-2010 Privacy Policy - Terms Of Use - Powered By Histats

GTranslate / Çevirmen

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

GÖSTERİMLER

GÖSTERİMLER