Yazıp yazmamaya karar veremedim bir kaç gündür… Acaba bana da hesap sorarlar mı, benim de geleceğimi karartırlar mı diye… Ama sevgili dostum Murat’ın biricik oğlu Alper’in doğum gününe gittiğimizde, komşuları olan bir abimizle yaptığımız konuşma son bir çaba ile beni yazmaya itti…
Artık Allianoi‘nin tamamen suya gömülmesi, bir tarihin çamura ve suya bulanması ve kültürümüzün eşsiz bir yönünün daha karanlığa boğulması için geri sayım sona ermek üzere… Sözün bittiği, elimizin ve kolumuzun dermanının kesildiği yerdeyiz artık…
Hiçbir protesto kar etmiyor kalın kafalara gerçekleri açıklamak için… Allianoi‘nin küçük ve önemsenmeyecek bir termal merkez olduğunu ve umursamazlık içinde gözden çıkarılabileceğini düşünenler çok yanılıyor… Yanılgıları üzerine de yeni doğan neslin bu yanılgıların ceremesini çekmek zorunda kalmalarına sebep oluyorlar…
Bu güne kadar yapılan tüm kurtarma çalışmalarını anasının ak sütü kadar hakkeden eşsiz bir tarihi geçmişi var Allianoi’nin… Yapılan kazılarda Hellenistik Çağdan kalma eserlere rastlandığı gibi İ.S. II. yüzyılda kapsamlı bir bayındırlık faliyeti geçirdiği biliniyor…
Geçmişin binlerce yıllık mirasını, ömrü taş çatlasa 70 – 80 yıl olabilecek Yortanlı Barajı‘na ve kazancının büyük miktarını çiftçinin değil, pazara ve markete gelinceye kadar aracıların alcağı tarım ürünlerine peşkeş çeken bir anlayışı kınıyor ve protesto ediyorum…
Ayrıca bir nokta daha var ki, İzmirimizin ve tüm Türkiyemizin çelişkilerinin resmi olarak bizlere yaşatılan felaketin kapağı olma anlamı taşıyor… Canım İzmirimiz EXPO 2015 etkinliğine adaylığını koyması yanında, kendisine sembol olarak ” Su Perisi” ni seçmesi, yaşanan felaketi seyretmek zorunda bırakılan bizlerin yüreklerini dağlıyor…
Uğurlar olsun sana Allianoi ve sevgili Su Perileri… Sizleri unutmayacağız ve yeni doğacak nesillerimize unutturmayacağız… Yaptığınız tarih ve kültür katliamının hesabını sormaları için günahınızın peşinde olacağız…