Aç Gözlü, Karanlık Yüzlü Ahlaksız Bloggerlar… (2)


{lang: 'tr'}

İnternet ortamının eski temizliğinin ve berraklığının, bizi dertlerimizi paylaşmya iten dürüstlüğünün ve şeffaflığının kalmadığından dert yanmıştım bir süre önce… Bir çok meslektaşım bloggerın, başkalarının kimliklerini çalarak ortalıklarda ahkam kestiklerini, bu kadarla kalmayıp bunu kazanç kapısı haline getirerek yaptığımız işe sahtekarlık damgası vurdurduklarını anlatmıştım, içim kan ağlaya ağlaya…

Vargücümüzle ve tüm dürüstlüğümüzle sesimizi duyurma gayretimizin artık ilk günkü kadar beyaz olmadığını, aç gözlü, karanlık yüzlü bloggerların, bu hakkı elimizden aldıklarını, öğrencilerimiz dahil bir çok insanın zaten kıllandıkları internet ortamına artık daha bir şüpheyle bakar hale geldiklerini söylemiştim… Bu durum sonun başlangının habercisiydi bana göre…

Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı… Belki sadece bir tık mesafedeler, sanal kuponla tencere tava dağıtsalar yüzlerine bakmazdık… Ama masumiyet bir kere bozulmuştu… Öğrencileri bile hallerinden şikayetçiydi… Kime nasıl inanacaklarını bilemiyorlardı… Umarsızlık hali içinde, nette oradan oraya savrulduklarını anlatıyorlardı… Pek haksız da sayılmazlardı hani… Kulak verelim onlara istedim… Yine bir dokunalım bin ah işitelim, bal damlayan dudaklarından…

Kimi öğrencim ” toy blogçu ” sıfatıyla eleştiriyordu hainleri…Yaptıklarını çirkefliğin felsefesi olarak yorumluyorlardı… Böylesine bir konunun felsefesi yapılabilir mi diye daha önce hiç düşünmediğimi fark ediyordum… İlginç ve düşündürücü ifadeler… Yetersizliklerini kapatmak için, öğrencilik hali içinde, bloggerların kendi akıllarına bile gelmeyecek şeytanca yollara başvurduklarını düşünüyorlardı…

İnterneti ortam ve piyasa yapmak olarak gören öğrencilerim ise bu çirkin meslektaşlarımı, sanal sokakların serserilerine ve keşlerine benzettiklerini öğreniyordum… Sanal tinerci başbelaları gibi kime patlayacakları belli olmuyordu, bir çok masumun canını yakıveriyorlardı onlar başlarına neyin geldiğini anlamadan… Öyle bir anda adreslerini aynen normal hayatta ele geçirdiğim gibi geçirsem ünlü birisinin diyordu bir öğrencim, sadece havasını atmak, ortamı parlatmak için kullanabileceğini söylüyordu… Belki o iyi niyetli ama her öğrencim de aynı hüsnüniyet içinde olur muydu, bakın ondan şüpheliyim…

Gelişen dünyanın çirkin ruhlu ve yüzlü bloggerları olarak tanımlayanlar da vardı öğrencilerim arasında… Geçici özentiler olarak görüyorlardı bu terbiyesizlikleri… Varlıkları geçiciydi, ama etkileri global anlamda güven duygusunu yok edecek derecedeydi… Bu yaptıkları yüzünden mahkemelerde sürüm sürüm sürünmeyi fazlasıyla hakkediyorlardı… Bence de hepsine en azılı cezalar müstehak…

Bloggerların yaptıklarından çok iyi bir yazar olmaya odaklananlar da vardı… Hangi konuda olursa olsun düzgün bir anlatımın ve üslubun ister sanal isterse gerçek dünyada, tanınmanın en garanti yolu olduğunu düşünüyorlardı… İşin sorumluluk kısmı da çok önemliydi onlar için… Çünkü yazarlık da insanları yönlendirmek için çok etkili bir araç olarak kullanılabildiği için, doktorluk yada öğretmenlik kadar ciddi bir sorumluluk duygusuna sahip olmayı gerektiriyordu…

Hatta bu kimlik hırsızlığı olayını bire bir yaşamış bir öğrencim bile varmış… Sonrasında öğrendim kendisinden… Facebook’ta kimlik bilgilerini kullanarak onun dına bir hesap açmış ve öğrencim yolluyormuş gibi mesajlar göndererek önüne kim geldiyse sataşmış ve küfretmiş… Üstüne üstlük benim haberim olmadıı için farkına bile varmadan ve hiç şüphelenmeden o haini, sahtekarı arkadaş listeme eklemişim… Bu kadarına da pes dedim doğrusu…

{lang: 'tr'}

Aç Gözlü, Karanlık Yüzlü Ahlaksız Bloggerlar… (2) ile Benzer Yazılar:

Aç Gözlü, Karanlık Yüzlü Ahlaksız Bloggerlar… (2) Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

insan hayat Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam

Histats

Histats.com © 2005-2010 Privacy Policy - Terms Of Use - Powered By Histats

GTranslate / Çevirmen

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

GÖSTERİMLER

GÖSTERİMLER